OpenAI ve ABD Savunma Bakanlığı Anlaşmasında Yenilikler
OpenAI’nin CEO’su Sam Altman, şirketin ABD Savunma Bakanlığı ile olan anlaşmasında önemli değişiklikler yapılacağını ve yapay zeka sistemlerinin Amerikalılara yönelik kitlesel gözetim amacıyla kullanılmasının kesin bir şekilde yasaklanacağını duyurdu. Altman, bu bilgiyi çalışanlarına gönderdiği dahili bir not üzerinden paylaştı ve ardından X platformunda kamuoyuyla paylaştı. Hem tarafların haklarını koruyacak hem de kamu güvenliğini sağlayacak bir düzenleme üzerinde mutabık kalındığı görüldü.
Yeni düzenlemeye göre, anlaşmaya ABD Anayasası’nın Dördüncü Değişikliği, Ulusal Güvenlik Yasası ve 1978 tarihli FISA gibi ilgili yasalara atıf yapan net bir hüküm eklenecek. Bu hüküm, yapay zeka sistemlerinin ABD vatandaşları ve ülke içindeki bireyler üzerinde kasıtlı gözetim amacıyla kullanılmayacağını açıkça belirtecek. Ayrıca, ticari yollarla elde edilen kişisel veriler üzerinden izleme veya takip faaliyetlerine de kesin bir sınır getirilecek.
Altman’ın paylaştığı metinde, Savunma Bakanlığı’nın bu sınırlamayı kabul ettiği ve sözleşme değişikliği yapılmadan, Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) gibi istihbarat birimlerinin OpenAI hizmetlerini kullanamayacağına dair onay verildiği bilgisi yer alıyor. Bunun yanı sıra, Altman, anayasaya aykırı bir emirle karşılaşması durumunda bunu kabul etmeyeceğini ve hukuki sonuçlarına katlanmayı tercih edeceğini belirtti. Bu durum, teknoloji şirketlerinin kamu kurumlarıyla olan ilişkilerinde etik ve hukuki çerçevenin nasıl şekilleneceğine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
OpenAI’nin İletişim Hataları
OpenAI cephesinde, anlaşmanın kamuoyuna duyurulduğu süreçte bazı iletişim sorunları yaşandığı kabul edildi. Altman, 27 Şubat Cuma günü yapılan duyurunun aceleyle yapıldığını ve konunun “son derece karmaşık” olduğunu ifade etti. Duyurunun, ABD Başkanı Donald Trump’ın federal kurumlara yapay zeka hizmetlerini kullanmayı durdurma talimatını vermesinin hemen ardından gelmesi ise dikkat çekti. Anlaşılan o ki, bu süreçte hızlı bir karar alınarak daha büyük bir krizin önlenmesi hedeflense de, zamanlama nedeniyle olumsuz bir algı oluştu.
Öte yandan, Savunma Bakanlığı’nın, Anthropic şirketi üzerinde yapay zeka sistemlerine yönelik güvenlik kısıtlamalarını hafifletmesi için baskı yaptığı iddiaları ortaya atıldı. Bu talepler arasında kitlesel gözetim uygulamaları ve tamamen otonom silah sistemlerinin geliştirilmesi gibi konuların bulunduğu öne sürüldü. Ancak Anthropic, kitlesel yerel gözetim ve tamamen otonom silahlar konusundaki tutumunu değiştirmeyeceğini açıkladı. Bununla birlikte, Savunma Bakanlığı, şirketi “tedarik zinciri riski” olarak sınıflandırmak için ilk adımları atma sürecine girdi. Bu tür bir sınıflandırma genellikle yabancı, özellikle Çin merkezli şirketler için kullanılıyor.
Rekabetin Tırmanması
Altman, ABD’li yetkililerle yaptığı görüşmelerde Anthropic’in bu şekilde etiketlenmemesi gerektiğini vurguladığını ifade etti. Ayrıca, Savunma Bakanlığı’nın Anthropic’e de OpenAI ile benzer şartlar sunmasını beklediğini aktardı. Ancak Anthropic, mevcut sözleşme koşulları hakkında detaylı bilgi sahibi olmadığını belirtti. Tüm bu gelişmeler, uygulama mağazalarındaki rekabete de yansıdı. Anlaşma haberinin ardından Anthropic’in Claude uygulaması, ABD App Store’da ücretsiz uygulamalar listesinde zirveye yükseldi ve ChatGPT ile Google Gemini’yi geride bıraktı. Bu dönemde Claude için geliştirilen hafıza aktarım aracı, kullanıcıların farklı sohbet botları arasında geçiş yapmasını kolaylaştırdı. Sensor Tower verilerine göre, ChatGPT uygulamasındaki günlük silme oranı ise yüzde 295 oranında bir artış gösterdi.