Instagram Kullanım Süresi Davasında Meta’nın Sorumluluğu Tartışılıyor

Meta, Instagram’ın Genç Kullanıcı Süresi Davasında Suçlanıyor

Instagram’ın kullanıcıların platformda ne kadar zaman geçirdiğini dikkatle izlediğine dair şirket içi belgeler, ABD’de devam eden bir davanın merkezine oturdu. Los Angeles İl Yüksek Mahkemesi’nde gerçekleştirilen duruşmalarda, Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in sunduğu belgeler, 2023 yılı itibarıyla Instagram’da günlük ortalama kullanım süresinin 40 dakika iken bu sürenin 2026’da 46 dakikaya çıkmasının beklendiğini ortaya koyuyor. Bu artış, şirket yöneticileri tarafından yıllık “kilometre taşları” olarak değerlendiriliyor ve davanın en kritik unsurlarından birini oluşturuyor. Zuckerberg’in jüri önünde verdiği ifadeler, teknoloji dünyasında büyük bir merakla izleniyor.

Dava, “K.G.M. v. Platforms et al.” adıyla anılıyor ve jüri, sosyal medya platformlarının tasarımlarının gençlerin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ve bu durumda şirketlerin hukuki sorumluluğunu değerlendirecek. Snap ve TikTok, davanın başlamasından önce uzlaşmaya giderken, Meta ve YouTube’un yöneticileri mahkemede ifade vermekle yükümlü. Davada 19 yaşındaki K.G.M. veya bilinen adıyla “Kaley”, küçük yaşta sosyal medya kullanımının kendisinde bağımlılığa ve depresyona yol açtığını, hatta intihar düşünceleri gibi ciddi ruh sağlığı sorunları yaşadığını öne sürüyor. Meta ise uygulamanın bu sorunların temel nedeni olduğu iddiasını reddediyor.

Instagram İçindeki Belgeler ve Genç Kullanıcılara Yönelik Hedefler

Davacı tarafın avukatları, Meta’nın platformda geçirilen süreyi artırmaya yönelik iç hedefler belirlediğini ve reşit olmayan kullanıcıların uygulamada bulunmasına rağmen bu hedefler doğrultusunda harekete geçtiğini iddia ediyor. Zuckerberg, 2024’te ABD Kongresi’nde yaptığı açıklamalarda, 13 yaş altı çocukların Instagram’da yer almasının yasaklandığını belirtmesine rağmen, 2015 yılına ait belgelerde 4 milyon 13 yaş altı kullanıcının bulunduğu görülüyor. Bu rakam, ABD’deki 10-12 yaş grubunun yaklaşık %30’una tekabül ediyor. Zuckerberg ise Kongre’deki sunumunun, şirket politikasını yansıtmak olduğunu ve yaş altı hesapların kaldırıldığını savunuyor.

Buna karşın, davacı tarafın sunduğu belgelerde Meta’nın genç ve “tween” olarak adlandırılan 10-12 yaş arasındaki kullanıcıları hedefleme konusundaki artan ilgisi dikkat çekiyor. Bir eski ürün yöneticisinin e-postasında, şirketin hedefinin “gençlerin toplam geçirdiği süre” olarak belirlendiği ifade ediliyor. 2018 tarihli bir pazar analizinde ise ABD’de en yüksek elde tutma oranına sahip yaş grubunun “tween” kullanıcılar olduğu tespit ediliyor. Ayrıca, Zuckerberg’in eski danışmanı Nick Clegg’in yazdığı bir e-postada, Instagram’ın yaş gerekliliklerinin uygulanmasının zorluğuna değinildiği belirtiliyor.

Davacı avukatları, Instagram’ın yaş altı kullanıcı sorununu ele almak için kapsamlı adımları ancak Ağustos 2021’de, kullanıcıların doğum tarihini girmesini zorunlu hale getirmesiyle attığını öne sürüyor. Meta ise yeni kullanıcılar için yaş bilgisinin 2019’dan itibaren talep edildiğini belirtiyor. Şirket, son yıllarda ebeveyn denetimleri ve gençlere yönelik koruma araçları geliştirmiş olsa da, iç belgelerde Instagram’ın ABD ve dünya genelinde aylık aktif genç kullanıcı sayısı bakımından en büyük platform olma hedefine devam ettiği görülüyor.

Dava süreci, sosyal medya platformlarının tasarım tercihleri ile gençlerin ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi sorgulayan daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. ABD ve Avrupa’daki düzenleyici kurumların çocukların çevrimiçi güvenliği konusunda daha sıkı yasalar üzerinde çalıştığı biliniyor. Bu durum, sosyal medya şirketlerini daha fazla sorumluluk almaya ve genç kullanıcıların sağlığına yönelik önlemleri artırmaya zorlayabilir.

Yorum yapın